Okan Bayülgen’den ‘gerçek güzellere’ büyük sürpriz!

Okan Bayülgen’in, The Sofa Hotel’in içindeki Art 8 Galerisi’nde açtığı “Çünkü Gördüğüm En Güzel Kız Sensin” fotoğraf sergisine her şeyden habersiz gelen kadınları bir sürpriz bekliyordu: Onları salonda sergi değil, Okan Bayülgen ve fotoğraf makinesi karşıladı. Okan Bayülgen sergiyi ziyaret etmek için gelen kadınları önce fotoğrafladı, sonra da o fotoğraflardan oluşan bir sergi açtı.
Okan Bayülgen’in, Dove’un Gerçek Güzellik Kampanyası kapsamında düzenlediği ve klişeleşmiş güzellik anlayışına son vererek güzelliği farklı bir bakış açısıyla yorumlamayı hedeflediği ‘Çünkü gördüğüm en güzel kız sensin’ adlı fotoğraf sergisi, doğal güzellik takipçilerinin ilgi odağı oldu.
The Sofa Hotel’in içindeki Art 8 Galerisi’nde açılan sergi, Okan Bayülgen’in
ünlü-ünsüz kadınları makyajsız, en doğal halleriyle fotoğrafladığı karelerden oluşuyor. Sergide sokaktaki ‘gerçek güzel’ kadınların yanı sıra birçokünlü simanın da fotoğrafları yer alıyor.
Dove ile birlikte hayata geçirdikleri projenin başarısını bir davet ile kutlayan Okan Bayülgen, yıllardır savunduğu güzellik anlayışının Dove’un Gerçek Güzellik Kampanyası ile örtüştüğünü belirterek şöyle diyor: “Yıllardır botokslu kadınların ifadesiz yüzlerini, ekranlarda boylarını uzatmak ve zayıf görünmek adına filtre kurbanı olan bazı karakterlere dikkat çekiyorum. Her kadının ifadesine anlam kazandıran kırışıklıkların bir hikayesi olduğunu, onların sakladığımız fotoğraflar gibi bir anı değeri taşıdığını savunuyorum. Günün birinde baktım ki Dove da “Gerçek Güzellik” adında bir kampanya başlatmış. Evet dedim, işte bu! Sonunda bir marka, gerçek ve doğal güzelliği destekleyen; klişe güzellikleri, medya yanıltmalarını eleştiren bir kampanya yürütüyor!
Dove ile “gerçek güzellik” anlayışımız buluştu, aslında tam olarak aynı şeyleri kadınlara anlatmaya çalışıyoruz. Kadınları botokslu, photoshoplu güzellik tabularından kurtarmak, kendilerini oldukları gibi kırışıklıkları, çilleri, kıvrımları ile sevmelerini ve kabul etmelerini istiyoruz. Bu çerçevede Dove’a böyle bir kampanyayı hayata geçirdiği ve sergime destekleriyle güç kattığı için teşekkür ediyorum.”
Dove’un “Gerçek Güzellik Kampanyası” kapsamında İstanbul’da izleyicilerin beğenisine sunulan “Çünkü Gördüğüm En Güzel Kız Sensin” fotoğraf sergisi
22 - 31 Ağustos 2008 tarihleri arasında düzenlenecek olan 77. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında İzmir Sanat Fuaye’de ziyaret edilebilecek.
Not: Kadınlar Güzellik Hakkında ne düşünüyor? Güzellik hakkındaki gerçekler nelerdir? Kadınlar gerçek güzelliği nasıl tanımlıyor? Hayatlarında nasıl konumlandırıyor? Dove, 10 ülkeden yaklaşık 3 bin kadınla görüşerek bu sorunun cevabını aradı.
Yapılan araştırmaların sonuçları çok çarpıcı. Kadınların sadece %2’si kendilerini oldukları haliyle beğeniyor ve güzel buluyor. Kadınların yarısından fazlası günümüzün güzellik idealleri karşısında kendilerini güzel hissetmenin zor olduğuna inanıyor. Araştırmaya katılan 10 kadından 7’si güzelliğin sadece fiziksel özellikler bazında çok dar bir bakış açısıyla tanımlandığını düşünüyor. Kadınların
%67’si görünüşleri hakkında kendilerini kötü hissettikleri için bazı etkinliklerden kaçınıyor. %78’i medyanın ve reklamların çoğu kadının ulaşamayacağı, gerçek dışı standartlar koyduğunu düşünüyor.
Bu arada Türkiye çapında yapılan paralel bir araştırmaya katılan kızların %85’i, fırsatı olsa vücudunda en az bir yeri değiştirmek istiyor. %87’si genç kızların görüntülerine önem vermeleri gerektiğini düşünüyor. %91’i dış görünüşün yeni biriyle tanışırken önemli olduğunu söylüyor. %83’ü dış görüntüleriyle ilgili kendilerini kötü hissettikleri zaman normalde yaptıkları aktiviteleri yapmaktan vazgeçiyor ve %88’i medyanın kendilerine güzellik ile ilgili baskı yapmasını istemiyor. En çarpıcı olan durum ise bu sonuçların kesinlikle metropol-küçük il ya da AB - CD gibi sosyal sınıflar arasında farklılık yaşanmıyor. Bu da bize günümüzde internet ve televizyon başta olmak üzere medyayı takip eden tüm kızların, bu sorunları yaşadığını gösteriyor.
Dove, kadınlara ve genç kızlara daha yüksek özgüven ve daha iyi bir beden algısı geliştirme konusunda doğrudan destek vermek amacıyla Dove Özgüven Programı’nı oluşturdu. 2010 yılına kadar 5 milyon kıza ulaşmak hedefi ile Dove’un yürüttüğü özgüven programı, geliştirilen eğitim modülleri ile 11–14 yaşlarındaki gençlerin fiziksel görünümleri ile ilgili neler hissettiklerini anlamalarını ve bunlarla başa çıkabilmelerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Aynı zamanda program boyunca başarıyı yükseltmek amacıyla, annelere de ulaşarak onların çocuklarıyla daha iyi iletişim kurmaları için çalışıyor.
Teknoloji, çevresel faktörler, güvenlik korkusu gibi nedenlerle giderek daha fazla eve kapanan dünya çocuklarının ortak tutkusu TV ve video oyunları.
OMO’nun desteğiyle dünyanın 10 farklı ülkesinde yapılan bir araştırmaya cevap veren her 10 Türk anneden 7’si, çocuklarının TV ve video başında çok zaman harcadığını ifade ediyor. Çocuklarının hayal gücüne dayalı oyunlarda belirli bir sıklıkta rol aldığını düşünen annelerin oranı ise sadece %20.
Sokaklardan gelen çocuk sesleri gittikçe azalıyor. Geleceğin en değerli varisleri olan çocuklar gelişen teknoloji, çevresel faktörler, güvenlik korkusu gibi nedenlerle çocukluk çağlarını özgürce yaşayamıyor. Kişilik temellerinin atıldığı çocukluk döneminde eve kapanan çocuklar, hayatın keşfine olanak tanıyan yaşayarak öğrenmeden mahrum kalıyor.
Oysa hayatı düşe kalka öğrenmek, bisiklete binmeyi, topa vurmayı, oyun oynamayı, arkadaş olmayı; her şeyi ama her şeyi öğrenmek, tanımak, bütün bunları yaparken de doğal olarak kirlenmek çocukların hakkı.
OMO’nun 2008 yılında hayata geçirdiği 'Her Çocuğun Çocuk Olmaya Hakkı Vardır’ kampanyasının çıkış noktasını da bu gerçekler oluşturuyor. OMO’nun desteğiyle Yale Üniversitesi Psikoloji Departmanı emekli öğretim üyelerinden Prof. Jerome Singer ve araştırma görevlisi Dr. Dorothy Singer’ın liderliğinde yapılan araştırma sonuçlarından yola çıkılarak geliştirilen kampanya, günümüz çocuklarının değişen büyüme ve oyun alışkanlıklarına ışık tuttu. Araştırma, Türkiye ile birlikte ABD, Arjantin, Brezilya, İngiltere, Fransa, Hindistan, Tayland, Çin ve Güney Afrika’da yapıldı.
12 ve altı yaştaki çocuğu bulunan annelerin görüşleri üzerine kurgulanan araştırma sonucuna göre, teknolojinin hızına paralel olarak televizyon izlemek tüm dünyada çocuklarının ortak aktivitesi. Televizyon izleme sıklığı çocukların yaşlarına göre değişiklik gösteriyor. 7-12 yaş arası çocukların televizyon izleme oranı %77 iken, 1 – 6 yaş arası çocukların televizyon izleme oranı %65.
Günümüz çocukları gerçek hayattan uzak!
Araştırmaya göre son on yılda çocukların yaşayarak öğrenme faaliyetlere katılımı büyük oranda azaldı. Bu nedenle çocukların yaşayarak öğrenme ile aralarındaki bağ her geçen gün biraz daha zayıflıyor. Bu durum; televizyon, video, bilgisayar oyunları ve diğer teknolojik oyuncakların yükselişi, ailelerin zaman sıkıntısı, ebeveynlerin çocuklarının güvenliği hakkındaki korkuları ve ev yakınlarında oyun alanlarının eksikliği gibi birbiriyle ilişkili faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Türkiye’de araştırmaya cevap veren her 10 anneden 7’si çocuklarının TV ve video başında çok zaman harcadığını ifade ederken, bu oran Çin’de %64, Fransa’da %55, Amerika’da ise %46’ya kadar düşüyor. TV izleme konusunda en sıkıntılı anneler ise %88 ile Hintli anneler.
Türk annelerin sadece %20’si çocuklarının hayal gücüne dayalı oyunlarda belirli bir sıklıkta rol aldığını düşünüyor. Çocukların hayal gücüne dayalı oyun katılımcılığı konusunda en “fakir” ülkeler %13 oranla Hindistan ve Brezilya olurken, bu anlamda en şanslılar ise %57 ile İngiliz çocuklar. Türk annelerin sadece %5’i hayal gücüne dayalı oyun katılımcılığının çocuk gelişiminde olumlu bir etkisi olduğuna inanıyor. Bu oran, Amerikalı anneler arasında %37.
Anneler durumdan şikayetçi ama...
Çocuklarının parklarda ya da dışarıdaki oyun alanlarında oynamaması anneler için kaygı nedeni olurken, anneler, çocuklarının deneyim edinerek öğrenme ve hayatı tanıma faaliyetlerinden de bu nedenle uzak kaldığını düşünüyor. Televizyon ve video oyunlarının çocuklarının çok fazla zamanını almasından en fazla kaygılanan anneler ise %79 oranla yine Türkler. Burada en az kaygıyı sırasıyla %48 ve %46 oranla Amerikalı ve İngiliz anneler taşıyor.
Yaşayarak öğrenmeyi destekleyen aileler.
Prof. Dr. Jerome ve Dorothy Singer’ın açıklamasına göre çocuklarınızı deneyimsel öğrenmenin olduğu bir faaliyet için cesaretlendiriyorsanız, siz
- Çocukların konsept ve becerileri öğrenmemesi için anlamlı bir içerik sağlıyorsunuz.
- Çocuğun ilgi ve konsantrasyonu geliştirirken, eğlenmeyi ve zevk almayı öğrenmesini sağlıyorsunuz.
- Çocuğu kendi başına ya da birlikte incelemek ve keşfetmek konusunda cesaretlendiriyorsunuz.
- Çocuğun öğrendiklerini geliştirmesine olanak tanıyorsunuz.
- Çocukları deneyim edinme ve risk alma konusunda cesaretlendiriyorsunuz.
- Yetişkinler ve yaşıtlarıyla işbirliği içerisinde olabileceği fırsatlar sağlıyorsunuz (paylaşma, devralma (turn-taking), çatışmada karara varma ve kendi kendini kontrol etme gibi)
- İletişim becerileri ve kelime dağarcığı için uygulama imkanı sunuyorsunuz.
- Gevşeme, enerjinin salınımı ve tansiyon düşürme fırsatları veriyorsunuz.
- Hayal gücünü, yaratıcılığı ve soyut düşünmeyi geliştirme yoluyla kendini ifade etmesine teşvik ediyorsunuz.
- Çocuğun kendine güvenini inşa ediyorsunuz.
OMO Manifestosu
Her Çocuğun Çocuk Olmaya Hakkı Vardır
- Her çocuğun içinden geldiği gibi davranmaya hakkı vardır
- Her çocuğun kendi dünyasını keşfetmeye hakkı vardır
- Her çocuğun kendi deneyimini yaşamaya hakkı vardır
- Her çocuğun kendini ifade etmeye hakkı vardır
- Her çocuğun hayata katılmaya hakkı vardır
- Her çocuğun oyun oynamaya hakkı vardır
- Her çocuğun hayal kurmaya hakkı vardır
- Her çocuğun keşfetmeye hakkı vardır
- Her çocuğun kirlenmeye hakkı vardır
Çünkü hiçbir çocuk, kirlenmeden öğrenemez.
Gelin, çocuklarımıza çocukluk haklarını geri verelim...Ben hayallerime inandım,siz de inanın!

Danone Uluslar Kupası (DNC) kapsamında düzenlenen MEB-Danone Küçükler Futbol Türkiye Birinciliği, Beşiktaş İnönü Stadyumu’nda oynanan final maçıyla sona erdi.
Bu yıl Türkiye’nin 81 ilinden 9.100 okul ve 140.000 öğrencinin dahil olduğu şampiyonanın finalinde Kocaeli 50. yıl Cumhuriyet İlköğretim Okulu, İstanbul Kazlıçeşme Abay İlköğretim Okulu takımını 5–1’lik skorla yenerek mutlu sona ulaştı. Şampiyon takıma kupasını veren DNC’nin hamisi efsanevi futbolcu Zinedine Zidane, “Küçük bir çocukken başarılı bir futbolcu olmayı hayal ediyordum. Hayallerime inandım ve başardım. Türk çocukları da önce kendi hayallerine inanarak başarıya giden yolun kapısını açabilir” dedi.
Final maçını Zidane’ın yanı sıra Groupe Danone Yönetim Kurulu Başkanı Frank Riboud ve beraberindeki üst düzey Danone heyeti ile birlikte kalabalık bir protokol de izledi. 32 finalist takımın da hazır bulunduğu DNC Türkiye finali, miniklerin çeşitli oyun ve gösterileriyle coşku dolu yaşandı.
Danone Tikveşli’nin, Türkiye’nin 81 ilindeki çocukları spora teşvik ederek sağlıklı fiziksel gelişimlerine ve yeni nesil sporcuların gelişmesine destek olmak hedefiyle 8 yıldır düzenlediği ve 2003 yılından bu yana Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle gerçekleştirdiği ‘MEB - Danone Küçükler Futbol Türkiye Birinciliği’nin final maçı, 21 Mayıs Çarşamba günü İstanbul Beşiktaş İnönü Stadyumu’nda oynandı. Türkiye’nin en büyük çocuk organizasyonunda, ‘hayallerine inanan’ çocuklar, bu yıl final heyecanını DNC’nin hamisi efsanevi futbolcu Zinedine Zidane’la paylaştı.
Her yıl artan sayıda katılımla gerçekleşen ve 2007–2008 öğretim yılı içerisinde 81 ilden 9.100 okul, 140.000 öğrencinin dahil olduğu ‘MEB-Danone Küçükler Futbol Türkiye Birinciliği’nin şampiyonu, finalde İstanbul Kazlıçeşme Abay İlköğretim takımını 5–1 yenen Kocaeli 50. yıl Cumhuriyet İlköğretim Okulu takımı oldu. Şampiyon takım, kupasını DNC’nin hamisi Zidane’ın elinden almanın mutluluğunu yaşadı. Turnuvada İstanbul Refik Saydam İlköğretim Okulu, Trabzon Cudibey İlköğretim Okulu'nu 2–1 yenerek üçüncülüğü elde etti. Sivas Namık Kemal İlköğretim Okulu ise fair play ödülünü kucakladı.
Grup karşılaşmalarında seyir zevki yüksek ve fair play ruhunun ağır bastığı maçlar çıkaran ‘geleceğin yıldızları’, final maçlarında da aynı çizgiyi koruyarak futbol yeteneklerini sergiledi. MEB - Danone Küçükler Futbol Türkiye Birinciliği’nin finallerinde mücadele eden 32 takımın da hazır bulunduğu final günü miniklerin gösterileriyle renklendi.
Geleceğin yıldızlarına destek vererek heyecanlarını paylaşan DNC’nin hamisi Zinedine Zidane, UEFA ve FIFA tarafından onaylı dünya çapındaki ilk ve tek çocuk spor organizasyonu olan Danone Uluslar Kupası’nın, her yıl dünyanın 40 ülkesinden milyonlarca çocuğu bir araya getirdiğini vurguladı. Zidane, “Dünya çocuklarını ‘Hayallerini Yakala’ sloganıyla kucaklayan bu büyük organizasyon, farklı kültürleri buluşturuyor, çocukların saygı ve sevgi çerçevesinde, centilmence futbol oynayabilecekleri bir turnuva ortamı yaratıyor. Çocuklar, zaferlerin tadını beraber çıkarmayı, takım ruhunu, kaybedince alkışlamayı, saygı ve paylaşımı öğreniyor. Türk çocuklarıyla birlikte olmaktan ve gelecek hayalleri için onlara destek vermekten büyük mutluluk duydum” dedi.
Türkiye’de 8 yıldır gerçekleştirdikleri organizasyonun her geçen yıl daha da büyüdüğünü belirten Danone Tikveşli A.Ş. Genel Müdürü Serpil Timuray ise “T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Danone Küçükler Türkiye Birinciliği ile Türkiye’nin farklı coğrafyasındaki on binlerce çocuğa futbol oyununun keyfini yaşatmanın mutluluğu içindeyiz. Hayallerine inanan minik kardeşlerimiz finaller boyunca fair play ruhuna yakışır bir tavır sergiledi. Aslında bugün burada tek bir şampiyon yok. Bu yıl organizasyonumuza katılan 32 takımı da birer şampiyon olarak görüyoruz” diye konuştu.Danone Tikveşli A.Ş.’nin, AB sürecinde köklü ve kalıcı bir hayvancılık politikası oluşturulması amacıyla yürüttüğü ‘Danone Çiftçi Geliştirme Programı’ kapsamında başlatılan ‘Köy Sağlıklı Süt Üretim Tesisi’, Babaeski'ye bağlı Yeniköy’de hizmete girdi. 
‘Köy Sağlıklı Süt Üretim Tesisi’nin açılışı, Danone Tikveşli’nin 10. yıl kutlamaları çerçevesinde Türkiye’de bulunan Groupe Danone Yönetim Kurulu Başkanı Franck Riboud, Danone Uluslar Kupası hamisi efsanevi futbolcu Zinedine Zidane ve Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker’in katılımıyla gerçekleştirildi.
Danone Tikveşli A.Ş. Genel Müdürü Serpil Timuray, Süt Sağım, Soğutma ve Yem hazırlama ünitelerinden oluşan tesisin, Türkiye’de süt üretim potansiyeli yüksek olan bölgelerdeki köyler için çok iyi bir örnek olacağını, süt üretimine dönük yatırımların artmasına ve sosyo-ekonomik standartların yükselmesine yol açacağını söyledi.
‘Köy Sağlıklı Süt Üretim Tesisi’ uygulamalı verilecek üretim, hijyen, hayvan besleme ve sağlık izleme eğitimleriyle süt üreticilerinin bilinçlendirilmesini sağlayacak. Tesisi Sağım Sistemi ile hayvancılığın, çiğ süt kalitesi ve verimliliğinin geliştirilmesi; Yem İşleme Ünitesi ile yem maliyetlerinin minimuma indirilerek üreticilerin verimlilik artışına paralel kazanımlarının artırılması hedefleniyor.
1998 yılından bu yana Türkiye’de, toplumun sağlığına katkıda bulunma misyonu ve pazar büyütme vizyonu doğrultusunda faaliyet gösteren Danone Tikveşli A.Ş.’nin, Türkiye’de AB sürecinde köklü ve kalıcı bir hayvancılık politikası oluşturulmasına destek olmayı amaçladığı uzun dönemli ‘Danone Çiftçi Geliştirme Programı’ kapsamındaki, ‘Köy Sağlıklı Süt Üretim Tesisi projesi, Yeniköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Kırklareli Valiliği Tarım İl Müdürlüğü ile koordineli olarak hayata geçirildi. ‘Süt sağım’, ‘soğutma’ ve ‘yem hazırlama’ ünitelerinden oluşan tesis, Tarım ve Köyİşleri Bakanlığı’nın ‘Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’ndaki desteklerinden de yararlanabilecek.
Danone Tikveşli A.Ş.’nin, özellikle küçük üretim birimlerindeki, hayvan sağlığının, süt üretiminde verimlilik, kalite ve dolayısıyla üreticilerin kazançlarını doğrudan etkilediğini tespit etmesiyle kurma kararı aldığı Köy Sağlıklı Süt Üretim Tesisi’nde, hayvanların sağlığı veteriner hekim kontrolünde günlük olarak izlenerek sağlık kayıtları tutulacak, tesisdeki yüksek hijyenik koşullarda sağılarak elde edilen süt, sağımdan hemen sonra soğutularak depolanacak.
Kooperatif üyesi çiftçiler, kendi ürettikleri buğday, arpa, mısır gibi yem girdilerini tesise getirerek kırma ve hayvanlarının beslenme ihtiyacına göre karma işleminden geçirilerek hazırlanan yemlerini teslim alacaklar.
Türkiye’de süt üretimi AB ortalamasının 7’de 1’i
Yeniköy Sağlıklı Süt Üretim Tesisi’nin açılışında konuşan Danone Tikveşli A.Ş. Genel Müdürü Serpil Timuray, süt kalitesi açısından Polonya’nın AB’ye girdiği dönemdeki düzeyi Türkiye’de yakaladıklarını söyledi. Timuray, “AB çiğ sütte toplam canlı mikroorganizma sayısı için üst limit mililitrede 100 bin iken, Danone Tikveşli ortalamamız 300.000 mikrobiyolojik birim. Polonya, AB’ye girdiğinde ortalaması bu düzeydeydi. Türkiye’nin geneline baktığımızda ise bölgelere göre değişiklik göstererek, birkaç milyona kadar çıkabiliyor” dedi
Türkiye’de süt üretiminin AB ortalamasının 7’de 1’i dolaylarında olduğunu belirten Timuray, Köy Sağlıklı Süt Üretim Tesisi’ni neden Yeniköy’de hayata geçirdiklerini ise şöyle anlattı:
“Bugün itibarıyla her gün 12 bin çiftçiden süt tedarik ediyoruz. Kaliteli ve sağlıklı süt aldığımız üreticilerimizi prim sistemiyle ödüllendiriyoruz. Sağlıklı ve kaliteli hammadde tedarik ederek yüksek gıda güvenliği standartlarında üretilen ürünlerimizi tüketicilerimize ulaştırmak, birincil önceliğimiz. Lüleburgaz fabrikamıza süt tedarik ettiğimiz Yeniköy Kooperatifimizin üyeleri birlikte belirlediğimiz üretimlerindeki kalite ve verimlilik artışı hedeflerine ulaşmakta güçlük çekiyorlardı. Düşük sayıda hayvan sayısına sahip bu işletmelerde hijyen şartlarının yükseltilmesinde, besleme ve sağlık maliyetlerini düşürülmesinde sıkıntılar yaşanıyordu. Kooperatif üyelerimize ait ineklerin sağımının gerçekleştirileceği, hayvan sağlık kontrol ve takibinin yapılacağı ve sütün tamamının sağımdan sonra soğtulacağı bir merkez ihtiyacı olduğunu düşünerek,,Tarım İl Müdürlüğümüzün olumlu görüşlerini de aldıktan sonra kooperatifimiz ile birlikte bu projeyi başlatmaya karar verdik.
Ayrıca üreticilerimizin ellerindeki yem girdileri ile her mevsimde ihtiyacı olan yemi sağlayan bir ünitenin, süt üretim miktarları ile birlikte kalite artışını sağlayarak ekonomik değer yaratacağını gördük. Danone Çiftçi Geliştirme Programı’mızın ikinci aşaması olarak belirlediğimiz Köy Sağlıklı Süt Üretim Tesisi’nin ilkini Yeniköy Kooperatifimiz ile birlikte Kırklareli ilimizin bu şirin köyünde kurmaya karar verdik. Türkiye’deki 10. yılımızda böyle anlamlı projeyi çiftçilerimiz ile birlikte el ele hayata geçirmekten ve birlikte büyümekten büyük mutluluk duyuyoruz.”
Yeniköylü üreticinin yüzü gülüyor
Timuray, tesisinin Danone ve Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkılar hakkında şöyle konuştu: “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Köy Sağlıklı Süt Üretim Tesisi, üretilen kesif yemlerin kullanım amacına uygun rasyonda oluşturulması ve yem girdi maliyetlerinin düşürülmesini sağlayacak.
S.S. Yeniköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi işbirliğiyle hazırladığımız projenin öngörülen sonuçları, Bakanlığımızın da planları içindeki kırsal kalkınma alanında önemli gelişmelere olanak sağlayacak ve bölgede hayvansal üretimden elde edilen gelirlerde artış elde edilecek. Projeden etkilenen tarım ve hayvancılık işletmelerinin yaşam standartlarında yükselme ve sosyal yapılarında gelişmeler görüleceğine inanıyoruz. Tesisin her aşamasındaki faaliyetlerin yürütülmesinde görev alacak koperatif üyelerinin de hem gelir düzeylerinin yükselmesi, hem de çalışma konularındaki bilgi ve becerilerinin artmasında etki sağlanacak. Projemiz sonuçlandıktan sonra sosyal ve ekonomik yönden elde edilen kazançlar, bölgedeki diğer üreticilere de örnek teşkil edecek.”
Riboud ve Zidane, Gülümseyen Gelecek Ana Sınıfı’nda
Köy Sağlıklı Süt Üretim Tesisi’nin açılışı için Groupe Danone Yönetim Kurulu Başkanı Franck Riboud ve üst düzey Danone yöneticileri ile birlikte Yeniköy’e gelen Danone Uluslar Kupası’nın (DNC) hamisi efsanevi futbolcu Zinedine Zidane, törenin ardından Yeniköylü miniklerle küçük bir maç yaptı. Riboud ve Zidane, daha sağlıklı nesiller yetişmesini ilke edinen Danone Tikveşli’nin ‘Gülümseyen Gelecek Anasınıfları’ projesi çerçevesinde açılan Lüleburgaz Şaban Övünç İlköğretim Okulu anasınıfını da ziyaret etti. Danone Tikveşli’nin ‘Türkiye’nin Gülümseyen Geleceği’ temalı uzun dönemli sosyal sorumluluk programı çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığı ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile yürüttüğü Gülümseyen Gelecek Anasınıfları projesi kapsamında Türkiye’nin 81 ilinde 500 Gülümseyen Gelecek Anasınıfı’nda her yıl 25.000 öğrenci okul öncesi eğitim alma fırsatı buluyor.
DANONE TİKVEŞLİ A.Ş.
Danone Tikveşli A.Ş, Türk toplumunun sağlığına katkıda bulunma misyonu ve pazar büyütme vizyonuyla 1998’den bu yana Türkiye’de sütlü ürünler sektöründe yerleşik olarak faaliyet göstermektedir. Türkiye’de %100 yerli üretim yapmakta, Lüleburgaz ve Gönen’deki dünyanın en ileri kalite ve gıda güvenliği standartlarında, donanımlı ultra-hijyenik fabrikalarında Danone, Danino, Danette, Activia, Danone Doğal, Tikveşli ve Birtat markalarından oluşan sağlıklı, lezzetli ve geniş ürün yelpazesi ile tüketicilerine hizmet vermektedir. Danone Tikveşli, Türk toplumunu kalkındırmak amacıyla 81 ili kapsayan ”Türkiye’nin Gülümseyen Geleceği” temalı sosyal sorumluluk programı kapsamında ”Anasınıfları”, “Küçükler Futbol Kupası” ve “Sağlıklı Beslenme Eğitimi” projelerine T.C. Milli Eğitim ve T.C. Sağlık Bakanlıkları işbirliği ile imza atmıştır.
GROUPE DANONE
Groupe Danone, dünyanın en başarılı sağlıklı gıda firmalarından biri olarak, besleyici, lezzetli ve uygun fiyatlı gıda ve içecek ürünleri ile, dünyada mümkün olan en fazla sayıda insanın sağlığına tüm hayatları boyunca katkıda bulunma misyonu ile faaliyet göstermektedir. Groupe Danone, dünya sağlıklı gıda pazarındaki lider pozisyonunu, Sütlü Ürünler (taze sütlü ürünler dünya birincisi), Su Ürünleri (şişelenmiş su dünya ikincisi), Bebek Beslenmesi (dünya ikincisi) ve Medikal Beslenme (dünya üçüncüsü) olmak üzere dört ana iş kolunda sürdürmektedir. 5 kıtada ve 120’yi aşkın ülkede, 150 fabrikasında toplam 77,600 çalışanı bulunan Groupe Danone’nin uluslararası cirosu 2007 yılında 12.7 milyar Euro olarak gerçekleşmiştir. Euronext Paris borsasında kayıtlı bulunan Groupe Danone, ayrıca sosyal sorumluluk konusunda ana endekslerden biri olan Dünya Dow Jones Stoxx Sürdürülebilirlik Endeksi ve ASPI Eurozone ve Ethibel Sürdürülebilirlik endeksinde de bulunmaktadır.
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Unilever Türkiye ve Tesco Kipa işbirliğinde gerçekleştirilen ‘Bir Öğrenci de Sen Sevindir Kampanyası’ ile Bakanlığımızca belirlenen okullarda okuyan çocuklarımızın okul ihtiyaçlarını karşılandı.Çocuklara daha iyi bir gelecek sağlamak ve maddi açıdan zorluk çeken öğrencilere eğitim hayatlarında destek olmak amacıyla yola çıkan Kipa ve Unilever, “Bir Öğrenci de Sen Sevindir” kampanyası ile 5.000 öğrenciye ulaştı.
Kipa mağazalarından satın alınıp ihtiyacı olan öğrencilere bağışlanan her bir okul çantası için Kipa ve Unilever de bir tane bağışta bulundu. Okul malzemeleriyle dolu çantalar, Kipa mağazalarında toplanıp ve Milli Eğitim Bakanlığı’nca belirlenen okullarda okuyan öğrencilere ulaştırıldı.
Sigara bağımlılığını her yönü ile ele almayı hedefleyen interaktif tartışma platformu www.sigarayason.com açıldı. Sigara içen-içmeyen herkesin, sigara ve sigara bağımlılığı konusunda fikirlerini ortaya koyabileceği ve bu konuyu sorgulayabileceği sitenin sembolü bükülerek kurdele haline getirilmiş bir sigara, sloganı ise sigarayı bırakanların kendileri ve sevdikleri için yeni bir hayata başlamış olacakları mesajını veren “Sigaraya Son Hayata Merhaba”.
Didaktik ya da dikte edici olmadan ‘sigara’ konusunda söyleyecek sözü olan herkese açık olan sigarayason.com, sigaraya hayatlarında yer vermeyenlerin yanı sıra, zararalarını çok iyi bildikleri halde hayatlarından çıkaramayanlar ve çıkarmak istemeyenleri de dinlemek üzere oluşturuldu.
Sitede kişiler ‘sigara’ hakkındaki düşüncelerini kişisel bloglarında istedikleri gibi yazabilecek ve başkalarının bloglarında yazılan yazılara ekleme ve yorum yapabilecekler. Sitede ayrıca, sigara ile ilgili medyada yer alan haberleri tartışabilmek, açılan tartışma forumlarına, anketlere ve ilginç yarışmalara katılabilmek gibi birçok interaktif ortam sunuluyor.
